Daily Archives: 20 Şubat 2019

2019-22 Çalışanların İşverenleri Aracılığıyla Otomatik Olarak Emeklilik Planına Dahil Edilmesinde 45 Yaş Hesabı Hak.

Bilindiği gibi, “Çalışanların İşverenleri Aracılığıyla Otomatik Olarak Emeklilik Planına Dahil Edilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 27.12.2018 tarih ve 30638 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır. Yönetmeliğe ilişkin açıklamalarımız ise 01.01.2019 tarih ve 2019-01 sayılı sirkülerimizde yapılmıştır. Mükelleflerimizde yapılan denetimler ve gelen sorular üzerine “45 yaş” hesabının açıklanması gerekli görülmüş olup, konuya ilişkin değerlendirmemiz aşağıdaki gibidir. 1- 45 YAŞ HESABINDA BAZ ALINACAK TARİH 27.12.2018 tarih ve 30638 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Çalışanların İşverenleri Aracılığıyla Otomatik Olarak Emeklilik Planına Dahil Edilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” den önce 45 yaş hesabının hangi tarih baz alınarak yapılması gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktaydı. Yönetmelik düzenlenirken bu husus atlanmış olduğu içinde mükellefler tarafında tereddütler oluşmuştu. Konuya ilişkin T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan “Otomatik Katılım Sistemine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular” da ise aşağıdaki açıklama bulunmaktaydı. “Çalışanın kapsama girip girmediğine (45 yaş hususu) 01.01.2017 itibariyle mi, yoksa çalıştığı işyerinin kapsama alınma tarihi itibariyle mi karar verilmelidir? İşverenin kapsama alınma tarihi itibarıyla, 45 yaşını doldurmamış olan çalışanlar kapsama alınacaktır.”   Görüldüğü gibi, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı 45 yaş hesabını “Tedrici Katılım Tarihi” yani kapsama alınma tarihi olarak değerlendirmişti. İlgili diğer kurumlarla yapılan şifahen görüşmelerde de bu husus teyit edilmişti. Dolayısıyla, mükellefler 45 yaş hesabını söz konusu katılım tarihlerini baz alarak yapmışlardı. Ancak, 27.12.2018 tarih ve 30638 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Çalışanların İşverenleri Aracılığıyla Otomatik Olarak Emeklilik Planına Dahil Edilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile birlikte, 45 yaş hesabının nasıl yapılması gerektiği hususu “Yönetmelik” kapsamına alınmış ve düzenlemedeki boşluk ortadan kaldırılmıştır. Yönetmeliğin 8/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, çalışanın 45 yaşını doldurup doldurmadığının tespitinde; Çalışanın sisteme dâhil edilmesi gereken tarih 27.12.2018 tarihinden önce ise 01.01.2017 tarihi itibarıyla 45 yaşını doldurup doldurmadığı, Çalışanın sisteme dâhil edilmesi gereken tarih 27.12.2018 tarihinden sonra ise sisteme dâhil edileceği yılın ilk günü itibarıyla 45 yaşını doldurup doldurmadığı, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında kurulmuş olan sandıklardan çalışanlarını 27.12.2018 tarihinden önce sisteme dâhil etmiş olanlar için çalışanın 01.01.2017 tarihi itibarıyla 45 yaşını doldurup doldurmadığı, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında kurulmuş olan sandıklardan çalışanlarını 27.12.2018 tarihinden sonra sisteme dâhil edecek olanlar için çalışanın sisteme dâhil edileceği yılın ilk günü itibarıyla 45 yaşını doldurup doldurmadığı, esas alınır. Yukarıda ver alan yaş hesaplamasına göre hâlihazırda sisteme dâhil olması gerekmekte iken sisteme dâhil edilmemiş çalışanların, 27.02.2019 tarihine kadar işverenleri tarafından sisteme dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu şartı verine getiren işverenler, çalışanlarını süresi içinde emeklilik planına dâhil etme yükümlülüğünü verine getirmiş sayılacaktır. Hâlihazırda eski işyerindeki sertifikası yürürlükte olan çalışanın yeni bir işyerinde çalışmaya başlaması halinde, ilgili çalışan yeni işyerindeki plana dâhil edilirken 45 yaş şartı aranmaz. Bu çalışanın eski işyerinde yürürlükte sertifikası olup olmadığına ilişkin bilgi, ilgili emeklilik şirketinden temin edilir. 2-DEĞERLENDİRME Yukarıda yer alan Yönetmelik hükümlerine göre; 45 yaş hesabında baz alınacak tarihin 27.12.2018 tarihinden önce sisteme dahil edilmesi gerekenler için 1.1.2017 olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bundan önce “Tedrici Katılım Tarihi” ni baz alarak sisteme dahil edilmeyen çalışanların bu kapsamda tekrar değerlendirilerek 27.02.2019 tarihine kadar sisteme Devamını oku

2019-02-20T14:55:10+00:00Şubat 20th, 2019|Sirküler|

2019-09 2018 4.Dönem Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme Sürelerinin Uzatılması Hak.

13.02.2019 tarih ve 111 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile; 14 Şubat 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2018 IV. Geçici Vergi Dönemine (Ekim-Kasım-Aralık) Ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri 18 Şubat 2019 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır. Beyanname verme süresinin uzatılması ödeme süresini etkilemeyeceğinden, mükelleflerin beyan ettikleri vergileri kanuni süresinde (18 Şubat 2019 Pazartesi) ödeyecekleri tabiidir. Söz konusu Sirkülere ulaşmak için tıklayınız. Saygılarımızla Birikim Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim AŞ DUYURUYU İNDİR

2019-02-20T11:05:24+00:00Şubat 20th, 2019|Duyurular|

2019-21 Konkordato Müessesesinin “Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması” Karşısındaki Durumu Hak.

14.02.2019 tarih ve 112 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesi kapsamındaki durumuna ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda hazırlanan özet tablo aşağıdaki gibi olup, 112 No.lu VUK Sirkülerine ulaşmak için tıklayınız. Durum Alacak Konkordato Sürecinden Önce Dava / İcra Safhasına İntikal Etmiş Alacak Konkordato Sürecinden Önce Dava / İcra Safhasına İntikal Etmemiş Geçici mühlet kararı verilmesi durumunda Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Alacağın dava /icra safhasına intikal ettiği dönemde karşılık ayrılmamışsa bu dönemde de karşılık ayrılamaz. Bu dönem itibariyle karşılık ayrılması gerekir. Bu dönemde karşılık ayrılmayan alacağa daha sonra karşılık ayrılamaz. Geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddedilmesi durumunda Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile karşılık ayrılan alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir. Kesin mühlet kararı verilmesi Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Daha önce karşılık ayrılmamış ise kesin mühlet kararına dayanarak karşılık ayrılamaz. Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Daha önce karşılık ayrılmamış ise kesin mühlet kararına dayanarak karşılık ayrılamaz. Borçlunun mali durumunun düzelmesi halinde kesin mühlet kararının kaldırılması Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile karşılık ayrılan alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir. Kesin mühlet içinde konkordatonun reddi ve iflasın açılması Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Konkordato projesinin tasdik edilmesi Alacağın borçlu lehine vazgeçilen kısmı VUK 322 kapsamında değersiz alacağa dönüşür. Alacağın vazgeçilmeyen kısmı ile ilgili daha önceden ayrılmış olan karşılıkların ise düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir. Alacağın borçlu lehine vazgeçilen kısmı VUK 322 kapsamında değersiz alacağa dönüşür. Alacağın vazgeçilmeyen kısmı ile ilgili daha önceden ayrılmış olan karşılıkların ise düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir. Konkordato projesinin reddedilmesi ve iflasın açılması Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Herhangi bir düzeltme yapılmaz. Saygılarımızla Birikim Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim AŞ SİRKÜLERİ İNDİR

2019-02-20T11:02:22+00:00Şubat 20th, 2019|Sirküler|

2019-20 KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 23 Seri No.lu Tebliğ Hak

     15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:23)” ile aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır. KDV’ de İndirim Süresi Bilindiği gibi, 7104 Sayılı Kanun Madde 8 kapsamında KDV indirim süresi “takvim yılı” iken, “takip eden takvim yılı” olarak değiştirilmiştir. Buna istinaden KDV Genel Uygulama Tebliği’nde de söz konusu değişiklik revize edilmiştir. KDV indiriminde “takvim yılı” sınırı “takip eden takvim yılı” olarak değiştirilmiştir. Böylelikle yıl aşımında KDV indiriminden yararlanamama durumu ortadan kalkmıştır. İhraç Kayıtlı İadelerde İstenen Taahhütname İhraç kayıtlı teslimlere ilişkin KDV İadelerinde istenen belgelerden biri olan ve ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı (taahhütname), bu tebliğle birlikte sadece gümrük beyannamesinde imalatçı firma bilgisi olmayanlardan alınacaktır. Transit Ticaret Kapsamında Yapılan Düzenleme 3065 sayılı Kanunun (17/4-ö) maddesine göre, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için 1/1/2019 tarihinden itibaren verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerine ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez. İndirimli Orana Tabi KDV İadelerine İlişkin Yapılan Düzenleme İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV İadelerinin en geç takip eden yılsonuna kadar talep edilmesi gerektiği tekrar belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu iade izleyen yılın sonuna kadar düzeltme yapmak suretiyle de istenebilecektir. Örneğin; 2018 yılına ilişkin iade hakkı, 31.12.2019 tarihinde verilecek bir düzeltme beyannamesiyle talep edilebilecektir. Diğer taraftan, bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen indirimli oran iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilecektir. Şüpheli Alacaklara İlişkin Yapılan Düzenleme 7104 Sayılı Kanun’ un 8 inci maddesi ile 1.1.2019 tarihinden itibaren değersiz hale gelen alacaklarla ilgili KDV yüklenimlerinin, alacağın değersiz hale geldiği dönemde indirilebilmesi imkanı getirilmiş olup, bu Tebliğ’de konuya ilişkin uygulama esasları açıklanmıştır. KDV İadelerinde Talep Süresine İlişkin Yapılan Düzenleme Bilindiği gibi, KDV İadelerinin istenmesine ilişkin talep süresi daha önce 5 yıl idi. 7104 Sayılı Kanun’la bu süre, iade hakkının doğduğu yılı izleyen yılın başından itibaren 2 yıl olarak belirlenmişti (İndirimli oran KDV İade hariç). Tebliğin 10 uncu maddesinde bu sınırlamayla ilgili düzeltmeler yer almaktadır. Bu kapsamda,  iade talebinde bulunacak mükelleflerin istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurmaları ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir. Söz konusu Tebliğ’e ulaşmak için tıklayınız. Saygılarımızla Birikim Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim AŞ SİRKÜLERİ İNDİR

2019-02-20T10:52:41+00:00Şubat 20th, 2019|Sirküler|